Trabzon Çığlık Çığlığa

Trabzon’um sokakların öyle dar Boztepe’ne düşmüş ak rahmet ilahi kar Sende karadenizle yeşil bir de beniz var Trabzon’um öyle tatlı sanki yâr Yârim bilmesem düşer miydim yollarına, girer miydim yılan gibi kıvrılan daracık sokaklarına. Ananın çocuğuna, maşukun cananına, bülbülün güle sevgisinden çok farklı değil ki benim şehrime sevgim. Gül şehrim…

Devamını okumak için tıklayın

Davulcu

– Neriman. Davulun tokmağını bulamıyorum. Nereye sakladın yine? – Geçen yıl Ramazan bitince söylemiştim sana tokmak yine lazım olacak, iyi sakla diye. Nereye koyuysan bul şimdi. Senin bu düşüncesizliğinden, paspallığından gına geldi artık. Annem söylemişti zaten, o adam sana göre değil, gençliğine yazık diye. Beni ne doktorlar, avukatlar… Neriman Hanım’ın…

Devamını okumak için tıklayın

Mutlu Yıllar

Hava kararalı sekiz saat kadar oldu. Buz gibi bir hava. Üşümemek için paltomun yakasını kaldırdım ama bu hareketim rüzgarın kulaklarımın yanından ıslık çalarak geçmesini önleyemedi. Sokak lambaları yine yanmıyor. Onun yerine gökyüzünde asılı bir portakal gibi duran ay yoluma ışık tutmaya çalışıyor. Tabii bacalardan, en çok da kalorifer bacalarından çıkan…

Devamını okumak için tıklayın